Bu haber 539 kez okundu.

Selahattin Demirtaş, İsim Tartışmalarına Yanıt Verdi

Partisinin Manisa teşkilatının İzmir’de düzenlemiş bulunduğu el birliği toplantısına eklenen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ’Demirtaş’a benzeri elan Selahattin demeyeceğiz’ sözlerine, “Doğrusu ego hakeza zekice benzeri adım beklemiyordum seçme kampanyası döneminde. İki üç gündür uyumuyoruz ne yapacağız diye. Ben ismimi nereden geldiğini, ismimin değerini de biliyorum. Sen kendine bak. Sen Ahmet adının ağırlığını taşıyabiliyor musun?” niteleyerek karşılık verdi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Manisa il teşkilatı aracılığıyla İzmir Çiçekliköy’de düzenlemiş bulunduğu toplantıya katılarak açıklamalarda bulundu. Demirtaş, Davutoğlu’nun “Demirtaş’a benzeri elan ‘Selahaddin’ demeyeceğiz. Bizim kıl payı Selahaddin, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyübi’dir' laflarına karşılık, “Doğrusu ego hakeza zekice benzeri adım beklemiyordum seçme kampanyası döneminde. İki üç gündür uyumuyoruz ne yapacağız diye. Çünkü tığ hep kampanyamızı Başbakan bizlere Selahattin diyecek niteleyerek hazırlamıştık. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Düşüneceğiz daha. Allah yardımcısı olsun. Bu büyüklüğünde anlaklı Başbakanımız bulunduğu kıl payı çılgın gururluyuz. Böylesine parlak benzeri seçme kampanyası hamlesi beklemiyorduk. Ne yapacağımızı şaşırdık. Çalışmayı bırakalım mı bikarar kaldık. ‘Ülkeye vaadin ne?’ ‘Ona Selahattin demeyeceğiz’ hakeza benzeri nesne mümkün mi? Biliyoruz sen de kendine inanamıyorsun. Ben ismimi nereden geldiğini, ismimin değerini de biliyorum. Kürt Selahattin’in neler yaptığını da çılgın güzel biliyorum alçalma etme. Rahmetli hacı dedem dört el hacca gitti ve hacdan dönerken İstanbul’da camide salat kılarken yağmur etti. O adımı koymuş. O bizi büyüttü. Hep şurası öğretti; ‘asla adaletsizlipe sorumluluk imale harfiyen Selahattin gibi. Asla insanoğlu beyninde inançlarından belde alt bölüm koyma harfiyen Selahattin gibi. Asla cevir karşısında korkma. Asla arakçılık yapma, katiyen hırsızlara sorumluluk eğme. Selahattin böyleydi işte. Biz de ona müstahak olmaya çalışıyoruz. Sen kendine bak. Sen Ahmet adının ağırlığını taşıyabiliyor musun? Muhammed adının ağırlığını taşıyabiliyor musun? Hazreti Muhammed öldüğünde 7 kuruş mirası kaldı. Bir hırkası, benzeri çulu vardı. Yoksul yaşadı, donsuz öldü. Allah’ın ona bildirme etmiş bulunduğu dini önceki kölelere, yoksullara, ezilenlere götürdü. Asla paraya, servete tenezzül etmedi. Yakışmıyor oy kıl payı değmez. Onurumuzla yaşayıp onurumuzla ölelim” yanıtını verdi.
“CUMHURBAŞKANINA SORMAK LAZIM ENGELLEYEN KENDİSİ”
Demirtaş, izlence önceleri gazetecilerin sorularını yanıtladı. PKK’nın silahsızlanma kongresinden vazgeçmesine müteveccih soruya Demirtaş şöyleki karşılık verdi: “Cumhurbaşkanına istimzaç etmek lazım. Engelleyen kendisi. Sayın Cumhurbaşkanının tavrı, süreci kesintiye uğratan hamleleri, barışa doğru giderken müzakerenin başlamasını yapan hamleleri, hep bunlar Sayın Cumhurbaşkanının özlük dilek etmiş bulunduğu ve beraberinde güçlü engelleme etmiş bulunduğu gelişmelerdir. Fakat tığ rastgele halükarda sulh arayışından vazgeçmemeliyiz. Sayın Cumhurbaşkanının bu ülkede barışa gereksinimi olmayabilir. Görünen o ki filhakika ülkeyi karış karış dolaşıp yüklülük yaratıyor. Sayın Cumhurbaşkanı birleştirici, bütünleştirici benzeri işlev üstlenmekten çok, tansiyonu yükseltmek, kutuplaştırmak, ayrıştırmak kıl payı amiyane ceht sarfiyat ediyor amma tığ maşer namına vazgeçmemeliyiz. Barış her insanın hakkıdır, isteğidir, beklentisidir.”
“PANİKLEDİKLERİNİN GÖSTERGESİ”
Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batman’da “Dağlarda Zerdüştlük eğitimi veriyorlar” laflarını de değerlendirdi. Erdoğan’ın Zerdüştlük eğitimi eleştirisinden elan ehemmiyetli bulunan konunun, taşeron işçiler haklarını isteyince onlara ‘nankörlük yapmayın’ demesi bulunduğunu kaydeden Demirtaş, “Batman’da taşeron işçilere iyilikbilmez demiş olması bence oradaki en ağır şeydir. Düşünü ki benzeri reisicumhur yüzlerce bilyon harcayarak benzeri saray yaptırıyor kendine. Sarayın fazla masraflarından çıktı bıkma geldiği benzeri ortamda işten çıkarılmak kıl payı bulunan taşeron işçiler ki minimum ecir alıyorlar. Cumhurbaşkanının miktarını bilmediği o minimum ecir mevcut ya. Cumhurbaşkanından arkalama arzulamak kıl payı mitinge gidiyorlar. Nankör olmakla suçlanıyorlar. Asıl bence sorgulanması müstelzim kafa budur. Ne teminat sığar, ne hukuka, ne kanuna, ne insancasına tutuma sığar Cumhurbaşkanının bu özelliği. Onu örtmek, bloke etmek kıl payı sonsuz bizlere hakaret, yalan, iftira, diyanet tacirliği üstünden tasallut çabası içinde. Bence hep bunlar paniklediklerinin göstergesi. Gidiş başlamıştır. AKP’nin çıktı Türkiye’nin başına bela bulunan bu siyasetinden kaçma tarihi yaklaştıkça kaygı ve ürkü siyaseti artıyor. Ne dediğini şaşırıyor. Söylediklerine kendileri de inanmıyorlar. Bu büyüklüğünde seviyesi bağan benzeri kampanyayı AKP sözcülerinin yürütüyor olması bu seçme ortamına müstahak benzeri çizgi değil” niteleyerek konuştu.
“İTİRAZ EDERSENİZ NANKÖR OLURSUNUZ”
Demirtaş, vergide adaletsiz enine boyuna yoksulluğun ve açlığın giderilemeyeceğini belirterek şöyleki konuştu: “Çalışandan rastgele antlaşma faziletli ihsan alınmıştır. Tek kuruş ihsan kaçıramazsınız. Esnaf, üreticiler ihsan kaçırmanıza olanak yok. Çünkü az kazanıyorsunuz. Siz maaşınızı alırken önceden verginizi vermiş oluyorsunuz. O aylığı harcarken rastgele kuruş kıl payı antrparantez ihsan veriyorsunuz. Ayda 949 TL kayran benzeri minimum ücretli de benzine ekmeğe benzeri vergiyi, en ensesi kalın çalıştıran da benzeri vergiyi ödüyor. Peki ülkenin ne zenginin gelirinin yarısını ihsan namına veriyor. Türkiye’nin en zenginleri minimum vergiyi öderler. Az kazanandan az çılgın kazanandan çılgın ihsan almamız lazım. Adaletsizlik orada giderilemezse Türkiye’de yoksulluğu açlığı gideremezsimiz. Buna itiraz ederseniz aha iyilikbilmez olursunuz.”
“BARAJ SORUNU OLAN BİR PARTİYİZ”
HDP’nin baraj problemi bulunan tümen bulunduğunu amma buna karşın şahısların inançlarını sömürmediklerini anlatım fail Demirtaş laflarını şöyleki sürdürdü: “Din, etiket tecim yapmıyoruz. Kimsenin seçme bürosuna saldırmıyoruz. Türkiye topluluğu farkı bakmaya başladı. Düne büyüklüğünde ‘ülkenin rastgele hesabına nite gitmiyorsunuz?’ diyenler dakika rastgele yere gidiyoruz niteleyerek orada bizlere saldırıyorlar. Ülkenin Cumhurbaşkanı özellikle geçmek üzere. Başbakan, Hükumet sözcüleri erek gösteriyorlar. Açıkça saldırın terimini kullanılmadan hep murdar güçlerine ‘HDP’yi oralara sokmayın’ mesajı veriyorlar. Oralardan mebus kazanmanın kuvvet bulunduğunu bilmiyor muyuz? Biliyoruz. Hatta gâh vilayetlerde mebus kazanmamızın olanaksız bulunduğunu bilmiyor muyuz? Niye gidiyoruz oralara? Çünkü ülkeyi kutuplaştıran AKP’nin açmış bulunduğu yaraları bunaltmak istiyoruz. Önceden ayarladıkları kımıldatma gruplarıyla partimizin bürolarına saldırılar gerçekleştiriyorlar. Partimizin bayrakları polislerin kortejinde yakılıyor. Polisler izliyorlar. O yaktırdığınız bayrakların tamamın halkı helal parasıyla alınmıştır. Bazılarınızın partilerinin bayrağı kabilinden harami parasıyla münfail bayraklar değil. Yakmakla da bitmez. Helal servet yakmakla bitmez.”
“KORKUYLA OY VEREN VARSA İSTEMİYORUZ”
HDP’nin seçme beyannamesinde ortaya koyduğu hal önerilerini eleştirenlerin olmadığını, buna mütenavip sunanın da bulunmadığını kaydeden Demirtaş, yaptıklarının hemen bühtan ve köksüz bulunduğunu söyledi. Söylemediği laflar ve yapmadıkları şeyler üstünden yapmışlar ve söylemişler kabilinden kampanya yürütüldüğünü dile getiren Demirtaş, “Söylediklerini kâffesi iftira. Din tüccarlarının ipliği piyasaya çıktı. Sarılabilecekleri uğur boncuğu nesne kalmadı. Şimdi yalan, tehdit, iftira. İktidar partisinin umumi başbuğ yardımcısı ‘orayı başınıza yıkarız’ diyebiliyor. Bu cümleyi ego kullansaydım. Aynı şeyi ego AKP kıl payı söylesem ülkede facia kopar. Vay sen misin yıldırma eden? Vay terörist, vay sertlik yanlısı, vay Vandal derledi değil mi? Nereyi kimin başına yıkıyorsun? Hangi güçle ne yetkiyle yıkıyorsunuz? Ne yaptık size? Derdin ne arkadaş. Soran varmı yok. Tehditle oy cem işini bizlere münakasa ediyorlar. Kimden tehditle oy istenmişse gelsin benim yanıma kameraların uğrunda ondan kusur dileyeceğim. Kimse bizlere tehditle korkuyla oy vermesin. Bize korkmuş bulunduğu kıl payı oy verici biricik benzeri isim mevcut ise istemiyoruz. Net söylüyorum. Asıl korkanlar ki biliyoruz. Saraydakinin korkudan akşam olduğunda uyamadığını biliyoruz. Başbakan’ın korktuğunu biliyoruz. Onlar da filhakika bizlere oy vermiyorlar onu da biliyoruz. Demek ki bu ülkede korkanlar HDP’ye oy vermiyorlar.”
“ÖYLE BİR TERLETECEĞİZ Kİ”
7 Haziran’dan bilahare amal değişirse Cumhurbaşkanının meydana getirdiği masrafları kuruşu kuruşuna denetleyeceklerinin sözünü verici Demirtaş şu ifadeleri kullandı: “Neymiş, terleyen Cumhurbaşkanı olacakmış. Halkın parasıyla nite terliyorsun? Sen otur hesabına sana lakırtı öylesine terleteceğiz ki seni, on paralık alçalma etme. Halkın parasını koymuş cebine, site memleket harcıyor, dağıtıyor mitinglerde, yollarda. Bütçeyi kaba kullanıyor, AKP kıl payı seçme kampanyası yürüttüğünü hep maşer biliyor. Buna karşın ‘ben yansız benzeri Cumhurbaşkanıyım’ diyor. Her mitinginde HDP’yi yuhalatmıyor musun? Bir defa AKP’yi yuhalat da yansız olduğuna inanalım. Mesela de ki; ‘bu AKPliler mevcut ya Soma’da 301 kişiyi katlettiler’ de, senin yansız benzeri Cumhurbaşkanı olduğuna inanalım.”
“BEN SEÇİLSEYDİM OLURDU”
Cumhurbaşkanının halkın parasıyla saha çevre dolaştığını kail Demirtaş, Erdoğan’a şu laflarla yüklendi: “Keşke şuanda ülkenin Cumhurbaşkanı gene saha çevre dolaşıp ‘bütün partilerin sulh içre demokratik benzeri yarışı gerçekleştirmesi kıl payı uğraşıyorum’ deseydi. Bütün partilerin vaatleri strateji edeceğim, halkın yararına uygulamaları kıl payı takip edeni olacağım’ deseydi bitik mı olurdu? Aman yüklülük olmasın niteleyerek seçme standları saldırıya uğramasın niteleyerek uğraşsaydı bitik mı olurdu? Partiler arası bölünmek görüntülemek yerine, inancımızı mezhebimizi yuhalatmak hesabına herkesi bağrına basan benzeri Cumhurbaşkanı olsaydı bitik mı olurdu? Olsaydı güzel olurdu. O da ne olurdu? Ben seçilseydim olurdu. Aynen anca olurdu. Biz onu yapardık işte. Benim partim HDP amma biricik benzeri mitingte HDP’ye oy vermeyi telmih de etmezdim. Sarayda oturmaya utanırdım. Partimin bana öğrettiği ekin budur.”
“CAMİDE DÖRT GÜNDÜR EZAN OKUNMADI”
Demirtaş, sonuç günlerdeki Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmalarını da şu örnekle sürdürdü: “Urfa’da Ulubatlı Hasan Cami’ni 20 gündür canlılık kesik. Dört devir ezan okunmadı. Elektrik borcu ödenmemiş. Diyanete mecbur camimin canlılık parasını göndermiyorlar. Cemaat özlük beyninde toplayıp ödüyorlar. Sadece tavzih gideri paylaşıyor. Sağlık Bakanlığının üç sert bütçeyi ne yapıyor Diyanet? Eleştirince ‘dine karşı’ diyorlar. Asıl tığ bunların meydana getirdiği dinsizliğe karşıyız. Biz de dört dörtlük da bu ahlaksızlığı cezbetmek istiyoruz. Bozova’da bibi 4 caminin elektriği şuanda yok. Denetleyemiyoruz da, meclise adisyon da vermiyorlar. Bunu soruyoruz. Bu haksızlıktır diyoruz. Sizin inancınız paradır. Biz ona karşıyız.”

Kaynak: IHA-YEREL

Anahtar Kelimeler
İzmir
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×