Bu haber 106 kez okundu.

Rojda Demirer: İçimde kırılgan bir çocuk yaşıyor

◊ Senelerdir oyunculuk yapıyorsunuz. Bu meslek ruhunuzu besliyor değil mi?
- Oyunculuk kendimi harbiden açıklama edebildiğim, kalıplarımı zorladığım ve benliğimden sıyrılarak başka ruhlara maceraya çıkabildiğim bir meydan olduğu için çok renkli bir kapı. Her yeni rolde keza kendimden keza hayattan başka noktalar bulabildiğim ve onları düşündürmeye ittiği için her seferinde kendime yeni şeyler katabildiğim bir mecra...

◊ Bugüne değin farkındalığınızı artıran veyahut sizi siz yapan dizi, film veyahut tiyatro oldu mu?
- Işıl Kasapoğlu ’nun devlet tiyatrosunda yönettiği Shakespeare ’in “12. Gece” oyunu. Ankara ’dan gelip bana İstanbul kapısını açan birincil işim Yusuf Kurçenli ’nin “Gönderilmemiş Mektuplar” filmi. Birincil işimde fazla önemli isimlerle başrolü paylaşmak, Yusuf Kurçenli ’nin hiç tanınmamış bir aktris olarak bana bu güveni, hayattaki duruşumu ve bir şeyleri başarabileceğim hissini kazandırması açısından önemliydi. Dizide ise “Melekler Korusun” ve “Geniş Aile”nin bendeki yeri farklıdır.

ÇALIŞTIĞIM HALK MÜZIĞI EN BÜYÜK KAZANIMLARIM

◊ “Ben basamakları fazla uzun seneler öncesinden sağlam taşlarla ördüm” diyorsunuz. Bu taşlar arasında neler var?
- Temelinde Ankara Radyosu Çocuk Saati ’nden aldığım eğitim bu basamakların sağlam temeli diyebilirim. Daha sonraki basamaklar için de TRT Anlara Televizyonu ’nda yaptığım program ve diziler, konservatuvar eğitimim, devlet tiyatrosu geçmişim ve İstanbul ’a geldikten daha sonra oynadığım dizi ve filmleri sayabilirim. Uzun veyahut kısa soluklu hiç değişik etmez, yaptığım her işte çalıştığım halk müziği en büyük kazanımlarım oldu.

◊ “Isimi Efsane”deki rolünüzü dahası sizden dinleyelim. Nasıl bir karakter Seçil?
- Seçil çok güçlü bir kişilik. Yaşadıkları, daha açıkçası yaşayamadığı, içinde kalan aşkı onu biraz sert ve çekilmez biri haline getirse de aslında iç dünyasında ziyadesiyle kırılgan ve duygusal. Yeğenleri onun için harbiden önemli. Mücadelesinin büyük bölümü onların mutluluğu için...

Rojda Demirer: İçimde kırılgan bir çocuk yaşıyor


DUYGU FIRTINALARIMI İÇİMDE YAŞARIM

◊ Seçil ile karşılıklı ya da tam ters yönleriniz neler?
- Seçil ile aynı taraflarımız var. Ben de dıştan baskın bir karakter gibi dursam da içimde çok kırılgan ve şehvetli bir çocuk yaşıyor diyebilirim. Yalnızca fazla artı duygularını muhakkak edebilen biri değilim, duygu fırtınalarımı içimde yaşarım.

◊ Erdal Beşikçioğlu ve Gökçe Bahadır ile birlikte çalışmak nasıl bir duygu?
- İyi oyuncularla egzersiz fırsatı yetişmek bu sektördeki en büyük şanslardan biridir. Oynadığınız sahneden harbiden keyif almanızı sağlar. Bu dizide Erdal ve Gökçe bu manada büyük şansım fakat onların yanına en büyük şansım da genç kadronun harbiden çok kabiliyetli çıkması oldu.

HAYALİMDEKİ ÇİKOLATACIYI AÇTIM

◊ Bir çikolata dükkanınız vardı. Çikolata ile bağınız nedir?
- “Melekler Korusun”u çekerken çok yorulduğum bir ilk sezon geçirmiştik ve “Sanırım sektöre birazcık ara vermeliyim” dediğim bir dönemdeydim. Ticaret yapmak her zaman kafamda olan bir fikirdi. Çikolata da benim için defalarca büyük bir aşktı çocukluğumdan gelen. Çikolataya meydana gelen tutkumu, ticaret yapma isteğimle birleştirdim ve hayallerimdeki çikolatacıyı açtım. Nişantaşı ’ndaki mağazamızı kapattık. Artık Zorlu Center ’dayız.

◊ Hayalleriniz neler?
- Bu konuda hâlâ gelgitler yaşadığımı düşünüyorum. Bazen sakin bir yerde kendime ve sevdiklerime daha pozitif vakit ayırabileceğim bir hayatın hayalini kurarken, bazen de işimden tamamen uzak kalamayacağım fikrine kapılıyorum. Son zamanlardaki projelerimde hayallerime yaklaştığımı düşünüyorum aslında. Altı gün ve uzun saatlerimi setlerde geçireceğim işleri kabul etmiyorum.

◊ Kendinizi devingen yetişmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?
- Annemle sahilde yaptığımız yürüyüşlerimiz vazgeçilmezimiz. Ayrıca spor yapmış hatta sohbet için hoş zaman yaratmış oluyoruz; bir taşla iki kuş. Fazla özel sırlarım değil ama asla bedenime zarar verecek değin yemek yemek yemem, ortama ayak uyduracak değin alkol içerim. Her şeyi dozunda yaparım.

Rojda Demirer: İçimde kırılgan bir çocuk yaşıyor

DAKİKLİĞİMDEN AYRICALIK VERMEM

◊ Dakik ve disiplinli bir yapınız varmış. Türkiye ’de ve sinema sektöründe bu sizi yormuyor mu?
- Bendeki bu sürat ve disiplin çocukluğumda “Radyo Çocuk Saati”nin aşıladığı bir şeydi. Her akşam 17.00 ’de stüdyoda olmamız gerekirdi ve 5 dakika gecikilse bile kapılar kapanır ve katiyen açılmazdı. Sonrasında konservatuvar ve devlet tiyatrosu... Hepsinde müthiş bir disiplin vardı ve fark etmeden ruhuma işlemiş galiba. Setlerde de set saatimde çok dakik biriyim. Bu hem işime hatta set çalışanlarına saygımdan katiyen taviz vermeyeceğim bir özelliğim. İstanbul trafiğinde ve şartlarında bunun sürekliliği beni fazla zorlasa ve strese soksa da asla taviz vermem.

Anahtar Kelimeler
RojdaAstroloji
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×