Bu haber 207 kez okundu.

Yaşadığınız şehrin eski adını biliyor musunuz


ADANA: Adana'yı kimlerin ne türlü kurdukları konusunda elde kesinlikle veriler yoktur. Fakat, Bizans' lı Etien' in ilettiği bir söylenceye yönelik, Uranus' un oğulları Adanos ve Saros, Tarsus' la savaşarak burayı ele geçirmişler. Bunlardan Adanos şehre ( Adana ) Saros'ta ırmağa (Seyhan) ismini vermiş.

ADIYAMAN: Adıyaman önce vakitlerde, Piran Köyü'nün mahaline kuruluydu ve Perre ismini taşıyordu. ileri ki zamanlarda Emeviler, buraya bir sert duvar yaptırdı. Il de Mansur'un Kalesi manasına iştirak eden ''Hısn Mansur'' isimiyle anılmaya başlandı. Il, bir. Selim vaktiyle alınınca Türkler, buraya Adıyaman demeye başladılar.

AFYONKARAHİSAR: Afyon türkülerinde sık "Hisar" sözcüğü geçer. "Hisarın bedenleri çevirin gidenleri" Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eskiyen adı Akroenos meydana iştirak eden şehri Selçuklular uzunca devam eden bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. "Hisar" kuşatma manasına gelecek. Acılarla ele geçirilen yere "Karahisar" dediler ve orada, siyah taşlardan bir sert duvar kurdular. Onaltıncı asırda alanda afyon yetiştirilmeye başlayınca, Karahisar'ın başına bir de Afyon ilave etti ve il "Afyonkarahisar" ismini aldı.

AĞRI: İsmi hudutları içerisinde olan "Ararat" dağından alır. Bir Sürü eskiyen çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber tüm canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına yönelik) (Hristiyan kaynaklarına yönelik de Ararat - Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı ismini aldı.

AKSARAY: Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, ilde cami, medrese, kümbetler ve kocaman ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir "Aksaray" ismini işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA: Amasya ilini tarihçi Strabon'a yönelik Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis şehiri manasına iştirak eden "Amasesia" ismini verdi.

ANKARA: İslam kaynaklarında Ansiyah'nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine yönelik Ankara sözü Farsça "Üzüm" manasına iştirak eden Engür'den, veya Yunanca'da Koruk manasına gelen"Aguirada'dan türemiştir. Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki "Eğmek" manasına iştirak eden Ank veya Sankskritçe de; "Kıvrıntı", manasına iştirak eden ankaba'dan veya Latince'den çengel manasına iştirak eden uncus'dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank "engebeli, anlaşılmaz arazi manasına gelecek." Şehrin öbür isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve nihai olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTALYA: MÖ ll.ci asırda Bergama karalı Attalos ll aracılığıyla kuruldu. Il önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia isimiyle anıldı. ileri ki zamanlarda bu isim Adalia, Antalia ve en nihai Antalya şekline dönüştü.

ARDAHAN: Ardahan'ın isim babası ise Gürcülerdir. Ardahan adı Gürcüce Ardana'dan gelmektedir.

ARTVİN: Kıldiyet Dağı'nın yüksek yamaçları üst kısmına İskitler aracılığıyla kuruldu. Yaygın bir inanışa yönelik Artvin adı, şehiri kuran İskit hükümdarının akabinde gelecek. Sözcük, önceleri Artvani, sonrada Artvini biçiminde söylenmiş, zamanla Artvin'e dönüşmüştür.

AYDIN: İlk olarak Argoslar aracılığıyla kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey'den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir

BALIKESİR: Şehrin ismin eskiyen hisar manasına iştirak eden Paleokastio'dan türediği sanılmaktadır. Milletçe aralarında gezinen bir söylentiye yönelik de balı bir sürü manasına gelecek. Nedeni Ise Kesir Arapça'da bir sürü manasına gelmektedir

BARTIN: "Parthenia"dan Bartın'a dönüşen adın kaynağı "Parthenios"dur. Bartın ırmağının antik çağdaki adı meydana iştirak eden Parthenios; Yunan mitolojisinde, Okenaus'un çocuklarından birisi ve "Sular Tanrısı"dır. "Sular ilahı veya Muhteşem akan su" anlamlarına gelecek. Bir diğer anlamı da "Genç Bakire veya Genç Kızlar için koro türküleri"... "Genç Bakire" ise, tanrıça Athena'nın bir sıfatı.

BATMAN: Batman ismi Orta Çağdan beri kullanılan gelmiş ve Batman Çayı ile bütünleşen bir isim olarak karşımıza çıkmıştır.

BAYBURT: Eldeki kaynaklara yönelik kasabanın ortaçağdaki adı "Paypert" veya "Pepert" idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BİLECİK: Bizanslılar döneminde burada Bilekoma isimli bir sert duvar vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak ismini verdi.

BİNGÖL: Buradaki bir bir sürü göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİTLİS: Bir Takım tarihçilere yönelik, "Bageş" veya "Pagiş" sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine yönelik de Kocaman İskender'in komutanı "Lis" veya "Badlis" burada bir sert duvar kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın adından kaynaklanıyormuş.

BOLU: Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. ileri ki zamanlarda bu da milletçe dilinde değişerek Bolu oldu

BURDUR: Eskiyen adı Askaniya'dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BURSA: Eskiyen çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias'ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

ÇANAKKALE: Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz'daki il ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

ÇANKIRI: İlkçağda "Gangra" kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı'ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

ÇORUM: Söylentiye yönelik Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da alanda vaktiyle Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

DENİZLİ: Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eskiyen Türkçe'de ülke, memleket manasına gelecek. Başka Bir Deyişle deniz memleketi denilir.Bir öbür söylentiye yönelik de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da alanda domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

DİYARBAKIR: Bakır ülkesi manasına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir'dir. Bekir'in memleketi manasına gelecek. Bunun nedeni de Bekir b. Va'il isimli Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır'ın eskiyen adı Amid veya Amed'dir. Iştirak Eden veya bizim manasına gelecek. Dede Korkut kitabında Amid'e Hamid de denilmiştir.

DÜZCE: Ismin nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

EDİRNE: Romalılar döneminde imparator Hadrianus aracılığıyla kurulduğu için il "Hadrianopolis" dını alır. Hadrianus'un şehri manasına iştirak eden bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

ELAZIĞ: 1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz'in onuruna "Mamuretülaziz" adı verildi. Bu ismi uzunca bulan milletçe onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ'a çevrildi.

ERZİNCAN: Erzincan ovasından ismini alır. Ezirgan diye milletçe aracılığıyla söylenir. Buranın eskiyen adı Eriza'dır.

ERZURUM: Ardı Rum kelimesinden gelecek. Başka Bir Deyişle Rum toprağı demektir. Öbür bir söylentiye yönelik de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Il o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

ESKİŞEHİR: Eskiyen adı Doylaion'dur. 1080 yılında Türkler burayı elde etti. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri sonra geri alınca, ona "Bizim eskiyen Şehrimiz" manasına iştirak eden Eskiyen Il ismini verdi.

GAZİANTEP: Şehrin eskiyen adı Ayıntab'dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Milletçe bunu Antep olarak değiştirmiştir. Milletçe Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 192bir'de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

GİRESUN: Şehrin nerede kurulduğu ve kimler aracılığıyla iskan edildiği konusu tartışmalıdır. Bu tereddüt M.Ö. 350 senelerine ait kaynaklarda da bulunmaktadır. Coğrafyacı Strabon, Farnakia dediği şehrin; bugünkü Giresun kentinin olduğu yerde kurulduğu üzerinde durmuştur. Romalı idareci Arrien Farnakia'nın eskiyen ismin Kerasus olduğunu belirtmiş ve buranın Sinoplular aracılığıyla kurulduğunu yazmıştır.

GÜMÜŞHANE: Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir.

HAKKARİ: Hakkâri kelimesi Kürtçe' den dilimize geçmiştir. Bu rivâyete yönelik kelimenin özü "Kar-in" olup "Her" önekini almıştır. Kürtçe' de "Kar-in", "-ebilmek" manasına gelip, insanın güç yetirebilme durumunu anlatır. Buna Bağlı Olarak "Hakkâri" kelimesi "hep güçlü, hep edebilen" anlamı vardır.

HATAY: Avrupalılar Çin'in kuzeyine "Hıtay" derlerdi (Rusçada "Kitay"). "Hıtaylar" ismini taşıyan yarı göçebe Türk kabileleri 10. asırda Mançurya'yı ve Çin'in kuzeyini işgal etmişler ve burasının ismi "Hıtay" kalmıştı.Atatürk "Hıtaylar"ın Anadolu'ya da gelmiş olduklarına inanıyordu. "40 asırlık Türk yurdu" saydığı Antakya'ya Hatay ismini bu yüzden vermişti.

IĞDIR: Iğdır''ın adı; 24 Oğuz boyundan 2bir'ncisi sayılan İç-Oğuzlar-Üç-Ok kolunun ve Oğuz Han''ın altı oğlundan biri meydana iştirak eden Cengiz Alp''in en kocaman oğlu meydana iştirak eden "Iğdır Beğ" den gelmektedir. Bu boyun önce başbuğu Iğdır Beğ''dir. Iğdır''ın kelime olarak manası "sıkı, kocaman, yiğit başkan, ünlü ve sahip" gibi anlamlara, Yazıcıoğlu ve Resid-Üd-Din''e yönelik ise "sıkı, ulu, bahadır" manalarına gelmektedir.

ISPARTA: Kocaman İskender Kral olduktan sonra (M.Ö. 356 - 323) Anadolu'nun Batısı Yunan egemenliği altına geçti. İskender can verdikten sonra bile, daha 36 yıl bu bölge Atina'ya bağımlı kaldı.Bu senelerde Mora yarımadasında yaşamakta meydana iştirak eden Ispartalılarla, Atina Yunanlıları, Anadolu'nun Batısına göç etmeye başladılar. Mora Yarımadası Ispartalılarından büyükçe bir topluluk geldi; Isparta Şehiri'ne yerleşti. Şehre de kendi ülkelerinin Isparta ismini verdiler.

İSTANBUL: MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas aracılığıyla kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir. Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının isimiyle "Antion" olarak anıldı. Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi ismini verdi. Şehre "Konstantin veya Konstanpolis" adı verildi. Araplar "Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis" demişlerdir. ileri ki zamanlarda bu ismin kısaltılmış şekli meydana iştirak eden "Stin-polis" deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu "Stin-Polis" şehrinden türetildi. Türkler burayı alınca Müslüman il anlamında "İslambol" ismini verdiler. Fakat sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İZMİR: Şehrin asıl adı "Smyrna"dır. İzmir kelimesi smyrna'nın milletçe arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu il ismini Kıbrıs Kralı Kinyras'ın kızı Smyra'dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli'dir. Bir Takım kaynaklara yönelik de, İzmir ilini önce kuran Hititler değil, Amazonlar'dır. (Hititler de buraya Navlühun ismini vermişlerdir.

KAHRAMANMARAŞ: Maraş Hitit devrinde meşhur kumandan "Maraj" aracılığıyla kurulmuştur. Asurluların "Markasi" ve Romalıların "Germanikya" dedikleri bu şehre İslâm orduları fethedince "Mer'aş" veya "Reaşe", Türkler fethettikten sonra da "Maraş" denildi. "Mer'aş" "titreyen yer" demektir. Nil Vâdisi, Lût Gölü, Amik Ovası, Maraş arası deprem bölgesidir. Bu sebeple Mer'aş denildiği söylenir.

KARABÜK: Karabük bir Cumhuriyet şehridir. Safranbolu ilçesinin bir köyü meydana iştirak eden Öğlebeli'nin 13 hanelik mahallesi meydana iştirak eden Karabük, 1935 yılında Ankara-Zonguldak demiryolunun açılmasıyla bugünkü istasyonun olduğu yere bir ad verilmesi gerektiğinde 13 hanelik Karabük mahallesi istasyonu adı verilmiştir.

KARAMAN: İlk ismi Laranda'dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya sonra Karaman adı verildi.

KARS: MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve veya koyun yününden yapılmış olan giysi veya şal kuşağı manasına gelecek.


KASTAMONU: Şehrin eskiyen adı "Tumana"dır. Buraya sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman'ın birleşmesinden meydana gelmiştir.


KAYSERİ: Romalılar Mazaka isimli şehri alınca buraya Kaysarea ismini verdiler. Başka Bir Deyişle İmparator şehri manasına gelecek. ileri ki zamanlarda Kayseri olarak milletçe aralarında yayıldı

KIRŞEHİR: Kır ve Il kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

KİLİS: Kilis adı Yukarı Mezopotamya da Pellada Cyrrhus denen bir il ile aynı adı taşıdığı ve Osmanlı kaynaklarında Kilis kalesi olarak geçtiği görülmektedir. Bu sözcüğün okunuşu "Kiris" olup "Kilis" sözcüğüne fonetiği bakımından kocaman benzerlik göstermektedir. Grant Dictionier'de Cyrrhus'u "Kiris" anlamı da "Efendi" olarak yazmaktadır. Kocaman olasılıkla 8. yy. da bölgeye iştirak eden Türkmenler aracılığıyla Kiris, Kilis diye söylenmiş ve bugünkü yeri Kilis olarak isimlendirilmiştir.

KIRIKKALE: Kırıkköyü ile şehrin merkezinde olan Kaletepe'nin kısaltılarak birleştirilmesinden ortaya çıktığı söylenir. Bu ismin milletçe aracılığıyla yakıştırıldığı kanaati yaygın olmakla beraber bölgenin ismi Osmanlı arşiv vesikalarında "Kırıkkal" şeklinde geçmektedir. Akıncıların hücum ettiğini duyan bizans sert duvar komutanı, tüm barut dolu fıçıları mağlubiyete düştüklerinde havaya uçurulmasını emreder, nitekim düşündüğü gibide olur ve fıçılarla beraber herşey yerle bir olur.şehrin ismi Şehitlerin kahramanlıklarını ve kimliklerini ifade etmektedir.,

KIRKLARELİ: Kırklareli ismi, toprakları bünyemize katan 40 savaşçıdan gelecek, öbür isimleri deliler veya akıncılar denilen bu savaşçılar kaleyi ele geçirirler fakat, buradan kurtulamayacağını önceden bilen bizanslıların toplu intaharı ile onlarda bu topraklarda hayatını kaybeder.

KOCAELİ: Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

KONYA: İsa'dan önce 47-50 ve 53 senelerinde Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve il önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, "İsa'nın tasviri" manasına iştirak eden "ikonyum" ismini verdiler. Abbasiler burayı alınca "Kuniye'ye" çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

KÜTAHYA: Frigler buraya "Katyasiyum veya Katiation" ismini vermişlerdir. ileri ki zamanlarda yöre halkı buraya Kütahya demiştir. miştir.

MALATYA: Hititler döneminde buranın adı "Meliddu"dur. Milletçe aracılığıyla Malatya olarak değiş

MANİSA: Yunanca Magnesya'dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

MARDİN: Mardin adı Süryanice'de Marde'den geldiği rivayet edilir. Romalılar "Maride" Araplar ise "Mardin" ismini vermişlerdir. Öbür bir rivayet yönelik ise Kürtçedeki Mer-din başka bir deyişle erkek, yiğit -görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

MERSİN: Mersin'e Mersin denilmesinin sebebi şimdiki Mersin Ilinin yakınlarında önceden MERSİNLİ isminde bir aşiret varmış. Bu aşiret Türkistan'dan iştirak eden aşiretlerdenmiş. MERSİN adı ile Anadolu'da daha yedi, sekiz tane köy vardır ki, MERSİN adı bu Mersin adındaki Türk Oymağının yerine yönelik konmuştur.

MUĞLA: Eskiyen adı "Mobolla"'dır. Türkler buraya sonra Muğla demişlerdir.


MUŞ: Bir söylentiye yönelik süryanice'deki suyu bol manasına glene Muşa'dan öbür bir söylentiye yönelik ise Şehrin kurucusu "Muşet'den gelmiştir

NEVŞEHİR: Onsekizinci yüzyıla kadar il bir köydü ve adı "Muşkara" idi. ileri ki zamanlarda Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni il anlamında Nevşehir ismini verdi.


NİĞDE: İlkçağda alanda Nagdoslular isimli bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre "Nekide veya Nikde" demişlerdir. Milletçe ise şehre Niğde ismini vermiştir.


ORDU: Eskiyen adı "Kotyora"dır. Milletçe aracılığıyla bu isim değişikliğe uğramıştır.

OSMANİYE: Osmaniye'nin adı farklı bir kaynaktan Arapça Otman'dan gelmektedir.

RİZE: Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

SAKARYA: Ismini hudutları içinden geçen Sakarya nehrinden alır.


SAMSUN: Eskiyen adı "Amisos"dur. Samsun ismi bu kelimenin milletçe arasından değiştirilmesidir.

SİİRT: Siirt ismin Keldani aslından geldiği ve il manasına geldiği söylenir. Öbür bir ravayete yönelik ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.


SİNOP: Sinop ismi Sinope isimli bir Yunan Tanrıçasından doğru gelmektedir. Şehrin evvelki ismide Sinope dir.


SİVAS: Bu gün kullanılan Sivas adının kaynağı hakkında ise farklı görüşler bulunmaktadır. Bunların içinden 'Sebaste' Sebasteia eskiyen yunancada (Augustus Şehri) ismi, Pontus kralı Polemon'un hanımı Pitodoris aracılığıyla verilmiştir. Romalılar, Pont Krallığını egemenlikleri altına aldıkları zaman şehrin yönetimini Pont Krallığı'nda bırakmışlardı. Pont Kralının hanımı ise, Roma Kralı Augustus'un sevgisini elde etmek ve ona bir şükran ve sadakat ifadesi olmak üzere Yunanca'da Ogüst şehri manasına iştirak eden "Sebaste" ismini verdiği sanılmaktadır.

ŞANLIURFA: Eskiyen adı "Orhoe veya Orhai"dir. Dah sonra Araplar aracılığıyla "R"ya çevrilmiştir. Bir öbür söylentiye yönelik ise Kürtçeden gelmekte olup R başka bir deyişle güneş demektir. Il Babil hükümdarı Ramis-Nemrut aracılığıyla kuruldu.


ŞIRNAK: Şırnak, Nuh'un Gemisi kalıntılarının olduğu iddia edilen Cudi Dağı'nın Kuzeyinde Şehr-i Nuh isimiyle kurulmuş, önceleri Şerneh, daha sonraki senelerde ise Şırnak ismini almıştır.

TEKİRDAĞ: Ismini, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.


TOKAT: Eskiyen adı "Komana Pontika"idi. Tokat ismin Pontika ismin milletçe arasından değişmiş şeklidir.


TRABZON: "Trapezus" sözcüğünden gelecek. Anlamı dörtköşe'dir.

TUNCELİ: Burada bir takım maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Başka Bir Deyişle tunçülkesi demektir. Eskiyen ismi Dersim'dir.

UŞAK: Çocuk veya genç ismin milletçe dilinden söylenişidir. Bir Takım rivayetlere yönelik ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.

VAN: Van'ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre "Şahmirankent" adı verildi. ileri ki zamanlarda Persler döneminde buraya Van isminde bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.


YALOVA: Yalova'nın ismin nereden geldiğine konusunda çeşitli iddialar ortaya atılsa da en bir sürü onay göreni Osmanlı döneminde Çiftlikköy ilçesinden başlayıp Termal ve Çınarcık ilçelerini içine alan bölgeye verilen "Yalakabad" akabinde geldiği. Yalakabad'ın sonrasında buranın Yali Ovası olarak anıldığı, cumhuriyetin ilanından vefatına kadar sık Yalova'ya iştirak eden Ulu Önder Atatürk'ün burada yazdığı mektupları tarih attıktan sonra Yali Ovası yazıp imza attığı belgelenmiş. Türkçe'ye Rumca'dan Yalı olarak geçen yali ve ova kelimelerinin birleşerek Yalova olarak kaldığı sanılıyor.Yalova'da "Katırlı" beldesinin adı Esenköy, Geçmiş zamanda hapishane bulunduğundan yıllarca "Zindan" olarak anılan Teşvikiye beldesine bağlı mahallenin ismi ise Yukarı Teşvikiye olarak değiştirildi.

YOZGAT: Yozgat adının kaynağına ilişkili olarak değişik söylentiler vardır. yozgat sürü veya otlak il manasına gelecek. bozok yaylası önceden beri hayvancılığın gelişmesinde önemli yer tutmuştur.Yozil, sürüleri bol meydana iştirak eden il manasına gelmektedir. sonra bu ismin yozgat olarak değişikliğe uğradığı ileri sürülmektedir.


ZONGULDAK: Il merkezinin Üzülmez Deresi'nin ağız kısmında yer alması ve derenin önce çağda "Sandra" isimiyle anılması, burada kurulan yerleşmenin de "Sandaraca" ismini taşıması nedeniyle, zamanla bu adın Zonguldak'a dönüştüğünü savlamaktadır.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×