Bu haber 52 kez okundu.

KDV indirimi Bakanlar Kurulu ’na gidiyor

 Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “Kültür ve sanata KDV indirimi konusu III. Milli Kültür Şurası ’nda tartışıldı. Şura ’nın talebi KDV ’nin sıfırlanması. Bakanlık olarak çalışıyoruz. Konuyu Bakanlar Kurulu ’na götüreceğiz” diye konuştu. Berlin ’de ITB Fuarı ’nın açılışı sonrasında açıklamalarda yer alan Bakan Nabi Avcı ’nın gündemindeki en ehemmiyetli konulardan bir ötekisi de hali hazırda binde 55 düzeyinde meydana gelen bakanlık bütçesinin, dolayısıyla tanıtım bütçesinin artırılması…

Türkiye aleyhine yoğun kampanyaların tesiriyle turist gelişinde azalma olduğuna dikkat çeken Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Umit Uysal ’ın “Turizm gelirinin en az yüzde 10 ’unun tanıtıma ayrılması gerekir” şeklindeki talebini aktardığımız Bakan Avcı, şöyle konuştu: “Bütçemizi söylersem hepimiz mahcup oluruz. Bir kıyaslama olsun diye kıskandığım için yok. MEB ’in toplam bütçe içindeki hissesi yüzde 20 ’dir. Olağandışı hoş bir gelişmedir. 10 yıldır MEB bütçesi ulusal bütçenin en üzerinde yer alır. Dünya'nın haberine kadar buna karşılık Kültür Turizm Bakanlığı ’nın aldığı pay binde 55 ’tir. Geçen yıl binde 49 ’du. Ne değin fazla hisse ayırırsanız getirisi de öyle yüksek olur. Bu sene 112 fuara katılıyoruz. Büyüklüğüne göre sektör için önemine göre tanıtım bütçemizi paylaştırıyoruz. Yıla bütçe hissenini artıracağız. Milli Kültür Şurası ’nın en önemli konusu ve üzerinde ittifak ettikleri konu kültür ve sanata ayrılan bütçenin artırılması ve KDV ’lerin de düşürülmesidir. Şurayı da arkama alarak bu konuyu Bakanlar Kurulu ’na ilk fırsatta sunacağız. Evvel bir tesir analizi yapacağız. Ne getirir ne götürür? Sanat eserlerinin KDV ’nin yüzde 1 ’e düşürülmesi. Şura alınmasın diyor da Maliye Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu ne der bilmiyorum.”

KRUVAZİYERE DE YAKIT DESTEĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR

Döviz kuru artışından turizmcilerin pozitif etkilendiğini, krediler sebebiyle oluşan kur yükü dolayısıyla da önlemler aldıklarını andıran Bakan Avcı, “Yakıt desteğini kruvaziyer işletmecileri de istiyor. Onu değerlendiriyoruz” dedi. Avcı, otobüsler için bir alıştırma olmadığını, araçların tek seferde 150 turist getirme kriterini karşılamadığını söyledi.
Reisicumhur Erdoğan ’ın başlattığı “komşunu da al gel” kampanyasında Avrupa ’daki çalışmaların yeni başladığını anlatan Bakan Avcı, “Almanya ’da etkinlik bildiren turizmciler de kampanyalarını hazırladı. Bana getirdiler. Başlatacaklar” diye konuştu

"ALMANYA İLE İLİŞKİLERİN TARİHİ DERİNLİĞİ VAR"

Fuarda Türkiye ’ye ilginin olağandışı olduğunu bildiren Bakan Nabi Avcı, şöyle konuştu: “günümüzde pekala insanları birbirinden uzaktan tutabilecek cümlelere karşın Alman tarafından da çok ciddi bir istek var. Alman turizm temsilcileriyle üst üste görüşmeler yaptım. Onlar da siyasetteki nahoş uygulamalardan ve söylemlerden rahatsız. Içten ifadelerdi. Alman turizmi de önemli kayıp yaşıyor. Sonuçta ortak. Biz iyi olursak onlar da iyi olur. Türk alman ilişkileri üç beş günde heyetmiş ilişkiler değil. Tarihi derinliği var. Fakat emrindeki ancak söylem ve eylemlerimizde itinalı olmalıyız. Gelirken de ilişkilerin geleceğine çok kederli bakmıyordum ama bu temaslardan ve fuardaki varlığımızın gördüğü rağbetten bu beklentimizin abes olmadığını gördüm. Özellikle turizm ilişkilerimizin onarılacağına işaretleri fazla net aldım. Rusya pazarında çok pozitif şeyler geliyor. 2015 ’ten dahi iyi olabilir. Alman ya da Avrupa kamuoyu bazı olaylar karşı hiç beklemediğiniz reaksiyonlar gösteriyor. İyi bilenler diyorlar ancak Trump oradan Avrupa ile ilişkilerde olumsuz ifadeler söylese ertesi gün burada marketlerde bile hissedersiniz. Dolayısıyla Türkiye hakkında yaygınlaştırılan bir takım dezenformasyonlar veya insanların zihninde soru işarete uyandıracak söylemler etkili olabiliyor. Ne yerine getirmek gerekir? Üzerine üzerine gitmek gerekir. İşte fuarda yaptığımız da bu. Fuarın misafir ülkesi Botsvana ama dışardan bakan birisi Türkiye olduğunu sanabilir. Fakat yine de temkinli elde etmek lazım. Beklentileri fazla yüksek tutup sonra kısmi başarılarımızı bile küçümsemeye kalkıyoruz.”

“SİVİL TOPLUM KAMPANYASI HENÜZ ETKILI OLABİLİYOR”

Tanıtım kampanyalarında sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın inisiyatif almasının önemine değinen Bakan Avcı şöyle dedi: “Bir Alman dostumuza da söyledim. Bakan olarak ben veya hükümet yetkilileri 2 kere 2 dört eder desek, dur bakalım niçin böyle diye düşünür insanlar. Ama sivil toplum derse önyargısız kabul görüyor. Sosyal medyada devlet ağzıyla, hükümetle bağlantısı bilinen söylemlerin etkisi çok sınırlı olur. Sivil toplum kuruluşlarının kampanya başlatmaları ve sürdürmeleri bizim devlet olarak başlatacaklarımızdan çok henüz tesirli oluyor. Komşunu da al gel kampanyası komşuya yarım ağızla da olsa ‘Türkiye ’ye gidiyorum gel seni de götüreyim ’ denilmesi güvenilir olun bizim duvarlara astığımız pek çok afişten etkili olur. Medyanın da yapması gerekenler var. TV ’lerin Avrupa ’ya dönük yayınları Türkün Türke probagandası çerçevesinde yürüyor azıcık. Yabancılara kendimizi anlatma konusunda önemli eksiğimiz var. 15 Temmuz ’dan sonradan bu konuda ne kadar büyük bir zafiyet ve ihtiyaç içinde olduğumuzu bütün devlet birimleri haberdar.”

Avcı, Avrupa ’daki Türkiye aleyhtarı kampanyada FETÖ ’cülerin de etkili olduğunu, Almanya ’ya Hollanda ’ya kaçmış FETÖ ’cülerin, yerleşik uykuda meydana gelen örgüt mensuplarının sistemli karşı etkinlikler içinde olduklarını söyledi. Avcı, FETÖ'cülerin Hollanda bürokrasisi içine sızdıklarını da bildirdi.

ŞURA ’YA ALAKA AZLIĞINI ELEŞTİRDİ

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, 3 – 5 Mart tarihleri arasında gerçekleşen Ulusal Kültür Şurası ile ilgili da şunları anlattı: “İğneyi kendimize batıralım medya üzerinden de bir özeleştiri yapalım. Kültür Şurası 28 yıldır yapılmıyordu. 17 komisyon vazife yaptı. 170 kültür insanı 3 gün boyunca Türkiye ’nin kültür sorunlarını tartıştı. Her komisyon uzlaşı içinde raporlar hazırladı. 17 raporun özeti meydana gelen şura bildirgesini okudum. Açılışını Reisicumhurumuz yapmıştı. Çok can sıkıcı bir medya ilgisizliği ile karşılaştık. Bunu AK Parti ’nin “Batı medeniyetini reddiye için topladığı” eleştirileri, iftiradır, haksız, temelsiz ve önyargılı bir suçlamadır. Karaköy gümrük binasının yıkılması ile ilgili da bizim karar verme konumumuz değil. Karar veren savunma kuralları var. Koruma kurulu bir hüküm alıyor. Bunlar tartışılmalı mı? Evet tartışılmalı. Yanlışlar olabilir mi? Evet olabilir. Çok haksız suçlamalara maruz kaldığımız bir konuda da sansür. ‘Bakanlık sansürlüyor ’ söylemi var… Tüm dünyada bir sinema filminin hangi hedef kitleye gösterileceği veya gösterilemeyeceğine hüküm veren kriterler var. Türkiye ’de buna kim karar veriyor? Bizim basına bakarsanız Kültür Turizm Bakanlığı… Hatta Bakan hüküm veriyor. Hayır! Karar yetkisi üç kişilik bir komisyonda. Bir çocuk gelişim uzmanı, bir psikolog ve dahası bakanlık temsilcisi var. Sekretaryasını yapıyor. Sizin filminiz hakkındaki karara itirazı değerlendiren 9 şahsiyet komite var. Bakanlıklardan 3 temsilcisi, 3 iş birlikleri temsilcisi, 3 de psikolog ve çocuk gelişim uzmanı var. Sansür diye bir şey yok. Kurul filminizi görüyor. Ağır küfürler var. Diyebilir fakat filminiz hoş de şu küfürleri çıkar genel izleyici vereyim. Çıkarmazsan çocuklara seyrettirmem. kasıtlı olarak küfür filan yerleştirilip, kurulun çıkar talebini de sansür olarak anlatanlar, bu cins polemikler üzerinden filminin reklamını yapanlar çıkabiliyor. Bunun kokusunu hissedebiliyorsunuz.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×