Bu haber 506 kez okundu.

Orada bir kamp var uzakta…


Birem Bayeun Kampı Myanmar'dan kaçan Rohingyalı Müslümanlar ile daha güzel bir hayat amaçlı ülkelerini bırakan Bangladeşlilerin sığındığı, sığınmak zorunda kaldığı kamplardan biri. Pek çoğumuz bu trajedinin okyanustaki bölümüne şahit olduk, 'yaklaşık 8 bin birey insan kaçakçıları aracılığıyla kaçırıldıktan daha sonra Hint Okyanusu'nun ortasında terkedildi' vb. cümlelerle tanıştık o krizle. Şayet esasında bu, buzdağının okyanus üstündeki yüzü. Bir de buzdağının yıllarca görmezden gelinmiş yüzü var.

Bu krizin odağındaki aktör Rohingya Müslümanları: Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'da hayatını sürdüren bir azınlık. Kökeni asırlar öncesine dayanan, Bm literatürüne  'dünyanın en işkence gören etnik gruplarından biri' olarak giren bir azınlık grubu onlar. Rohingya Müslümanları Myanmar'ın Rohingya (Arakan) Bölgesi'ne asırlar öncesinde gelmiş Arap Müslüman tüccarların torunları olduklarını söylüyorlar. Budist yoğunluklu Myanmar idaresi ise, Rohingya Müslümanları'nın varlığını reddedip, bu kişilerin ülkelerinden kaçan Bangladeşliler meydana geldiğini argüman ediyor. Ülkede 2011 seneye civarı süren cunta idaresi himayesinde yıllarca tatbik edilen baskıcı politika 2012'de (kağıt üzerinde) sivil idarenin iktidara gelmesiyle de nihai bulmadı, aksine hepten yoğunlaştı. Öyle ki Devlet Başkanlığı tercih kampanyası çağında en çok kullanılan tercih malzemelerinden biri oldu. Devlet Başkanı Thein Sein hem bir devletin hem bir de hükümetin öncülüğünü yapacağı bu ünvanı kazanabilmek amaçlı tercih vaadleri içinde Rohingyalı Müslümanları da saydı: 'Ben bu Müslüman Problemi'na çare bulacağım' sözleriyle. Thein Sein'in bu ifadeleri, devletin bakışını göstermesi tarafından sembolik. Idareye yönelik durum Müslümanlar'ın problemi değil, Müslüman problemi, başka bir deyişle sıkıntının adı da, nedeni de Müslümanların ta kendisi.

Gemiyi önce terk eden pilot oldu

Bu sözleri sonrasında Devlet Başkanlığı koltuğuna oturan Thein Sein'in baskıcı siyasetleri sonrasında birçok birey Bangladeş'e kaçtı, kalanlar da özel bir alanda kamplarda, hudutlu koşullarda yaşadı. Yurttaşlık hakları ellerinden alındı, öğrenim hakları da.. Güneş girmeyen kampa hekim da giremedi, zira sıhhat hizmeti alma hakları da yoktu. Kaç genç yapacaklarına dahi kendileri hüküm veremiyordu. 2'den pek genç yapmaları yasaktı. Bu şartlar nedeni ile 'canını seven kaçmaya' başladı Myanmar'dan. Umudun kokusunu alan insan kaçakçıları da burada devreye girdi, Rohingya Müslümanlarının paralarını alıp okyanusa açıldılar. Tayland ve Endonezya gemileri onay etmeyince de gemiyi önce terk eden pilot oldu.
'Yemedim, yedirdim'

Birem Bayeun kampı o gemiden kurtarılan, Endonezya kıyılarına çekilen Rohingyalı Müslümanların ve Bangladeşlilerin kaldığı kamplardan biri. 500 kişiden 50'si Bangladeşli, geriye kalanı Rohingya Müslümanları. Kampta hafızamda olan en net tablolardan biri çocukların oyun oynadığı alan. Çöplerin üstelik pisliğin yanıbaşında oyuncak arabalarıyla oynuyorlar. Geri bıraktıkları yaşamın sıkıntısından, önlerindeki yaşamın belirsizliğinden bihaberler..  Kampta sadece onların yüzü gülüyor. 8 yaşındaki Muhammed, boynuna taktığı, üzerinde 'doktor seti' yazan oyuncak stetoskopuyla etrafına şifa, gülen gözleriyle neşe dağıtıyor.



Ama anneler bir o civarı sıkıntılı. Aylar süresince gemide mahsurken yaşadıkları yürek burkuyor. O yüzden onların yaşadıklarını burada yorumlamak kolay değil, şayet anlattırması da bir o civarı zordu. Pek çoğu utanıyor, korkuyor, konuşmak istemiyor. 18 yaşındaki Ruacan konuşturabildiğimiz nadir kadınlardan biri, kucağında 18 aylık oğlu Bebecan var. '4 ay okyanusta kaldım, bir öğün yemek verdiler, haşlanmış pirinç ya da makarna. Çocuğum amaçlı ayrı öğün vermediler, ben de yemedim,  O'na yedirdim' diyor. Ruacan, kendisine iyi sıkı tutunan 18 aylık oğlunu yaşama iyi sıkı bağlayabilmek amaçlı yaşadıklarını anlatırken birde da yardım istiyor. 'Çocuğum hasta kişi, ilaç, tıbbi malzeme lazım' diyor..



18 yaşındaki Ruacan, bu sözleriyle o kampta konuşmaya cesaret edemeyen birçok bireyin hislerine tercüman oluyor: Yeni bir hayat umuduyla ülkelerini terk eden, ölümün kıyısından kılpayı dönen  Rohingya Müslümanları ve Bangladeşliler, bilmedikleri bir ülkenin kıyısında yardım bekliyor.  
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×